Kadınlar Şehri

KADINLAR ŞEHRİ

Karşı konulamayacak kadar; canlı, hareketli, çarpan, sürükleyen, düşen, kalkan, uçuşan, yarı karanlık yarı aydınlık, ucu açık mı açık, bir şehir hayatı biz insanoğluna yaşam alanı sunuyor kuşkusuz. Ve o keşmekeşliğin içinde yüzyıllar sonra kaybolmaya yüz tutmuş bitki örtüsünün yerini almış biz insanlar!

Ve içlerinde, yeri geldiğinde “çiçek” tabir edilen o bitki örtüsünün nadide yaratıkları kadınlarımız onlar.. Belli ki yorgun, bıkkın, ürkek, bastırılmışlar..

Farklı coğrafya, farklı kültürden, dahası başka başka hayatlardan geliyorlar bu yorgun şehre..

Onların yüzlerinde kaybolan o gülümse de neyin nesi o zaman?..

Hani bu şehir hepimize yeterdi?

Yuvalarından koptuklarında “özgür” olacaklardı hani?

Bu şehirde rahat rahat özlerini tozlarını savuracaklardı hani?

Hiç biri öyle değil.

Kandırılmışlar.

Soğuk gerçeklerini sokaklarda, kuytularda, metroda, pazarda, vapor köşelerinde arıyorlar şimdi.

Biliyorlar ki cevap, bu şehirin sessizliğinde…

Bıraksalar kendi bahçelerine çevirirlerdi..